Antalya Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği
Increase text size Decrease text size Print

Vefa Borcu

 

Güzel Türkiye’miz, vatanımız, atalarımızın canları, kanları, yürekleri ve akıllarıyla kurdukları, nice fedakarlıklarla bizlere bıraktıkları bu vatan parçamız, huzurlu ve onurlu bir yaşama güvencesidir. Bu vatanı; ilelebet vatan yaparak, hakkıyla yaşamak, bugün bizlere düşen önemli bir vefa borcudur. Bu vefa borcu öyle bir borçtur ki bunu sadece silah tutarak savaşmak suretiyle ödeyemeyiz. Bunun için bizler kamuda görev alan sağlık çalışanları olarak gerek hizmet içi davranışlarımızda gerekse de hizmet dışı davranışlarımızda devletimizin ve ülkemizin menfaatlerini korumakla yükümlü olduğumuzu unutmamalıyız. Fiillerimizde Anayasaya ve kanunlara bağlı hareket etmeli, tarafsızlık ve eşitlik ilkelerine bağlı kalarak, davranışlarımızla bizlere duyulan güveni zedelememeliyiz. Kanunların suç saydığı eylemleri işlemek amacıyla kurulan örgüt veya yapılarla hiçbir şekilde ilişki içine girmemeli; bu yönde faaliyet gösteren herhangi bir harekete, gruplaşmaya, teşekküle veya derneğe katılmamalı ya da bunlara yardım ve yataklık etmemeliyiz. Nitekim; Anayasamız ve kanunlarımız da bizlere bunları emretmektedir. Anayasal bir hakkın kullanımı sonucu kamu hizmetine giren ve Devlet adına millete hizmetle yükümlü olan kamu çalışanlarının (İl özel idareleri, belediyeler ve bağlı kuruluşları ile bunların kurdukları birlik, müessese ve işletmelerinde çalışanlar dahil) en önemli vasıfları, dürüstlük, tarafsızlık ve Anayasa ile kanunlara bağlılıktır. Bu vasıflar doğrultusunda görevimizi en iyi şekilde yapmalıyız. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün de işaret ettiği gibi unutmamalıyız ki; "Vatanını en çok seven, görevini en iyi yapandır. Herhangi bir şahsın, yaşadıkça memnun ve mesut olması için lazım gelen şey, kendisi için değil, kendisinden sonra gelecekler için çalışmaktır. Hayatta tam zevk ve saadet ancak gelecek nesillerin şerefi, varlığı, saadeti için çalışmakta bulunabilir." 
Kamu çalışanları görevlerini yerine getirirken ilgili mevzuatta da belirtildiği gibi yalnız hiyerarşik amirleri tarafından verilen görevleri yerine getirmekle yükümlü olup, bu görevlerin ilgili mevzuata göre yürütülmesinden yalnız amirlerine karşı sorumludurlar. Amirler ise maiyetlerinde çalışanların görevlerini Anayasa ve kanunlara uygun olarak yerine getirip getirmediğini takip ve kontrol etmekle yükümlüdürler. Sonuç olarak devletimizin ve ülkemizin menfaatlerini korumak adına herkes üzerine düşen görevi en iyi şekilde yerine getirmelidir. Aksi takdirde; Başbakanlık Milli Güvenliği Tehdit Eden Örgüt ve Yapılarla İrtibatlı Kamu Çalışanları hakkında 2016/4 Genelgesi’ne göre;
-Terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla ilişki kuran veya eylem birliği içerisinde olan,
-Bu örgüt ve yapıların emir ve talimatıyla hareket eden,
-Bu örgüt ve yapılara yardım eden,
-Kamu imkân ve kaynaklarını bu örgüt veya yapıları desteklemeye yönelik kullanan veya kullandıran,
-Bu örgüt veya yapılarla mücadeleyi engelleyen,
-Bu örgüt veya yapıların propagandasını yapan,
kamu çalışanları hakkında ilgili mevzuatı çerçevesinde idari nitelikteki işlemler yetkili amirler tarafından ivedilikle yapılacaktır. Suç teşkil eden fiiller yönünden ise durum ivedilikle adli mercilere bildirilecektir.
Yukarıda belirtilen hususlar personel çalışmasına dayalı hizmet alımı ihalesiyle istihdam edilen personel hakkında da ilgili mevzuatı çerçevesinde titizlikle uygulanacağı belirtilmiştir.
Herkes şunu iyi bilmelidir ki; Türkiye Cumhuriyeti Devleti; ülkesi ve milleti ile bölünmez bütünlüğünü, milli güvenliğini ve kamu düzenini tehdit eden, Devlet otoritesini zaafa uğratmayı amaçlayan, iç ve dış güvenliği bozmaya çalışan, vatandaşlarımızın temel hak ve hürriyetlerini yok etmeye yönelik eylem ve saldırılarda bulunan terör örgütleri veya legal görünüm altında illegal faaliyet yürüten yapılarla mücadelesini hukuki zeminde etkin bir şekilde yürütmektedir ve yürütmeye devam edecektir.

Prof. Dr. Necat YILMAZ
Genel Sekreter